Gurbet Limanı

2010-11-30 12:37:00

  Ateşin sönmüş, Közün var daha.   Unutmaya gidiyorsun, Sıcakken daha,   Gülerken değil ama, Ağlarken bana;   Gurbette akşamlardan Bir liman daha   (yasssss) 30.11.2010 02:33 Uğur Yaman Devamı

Patlak Zarında Düşeş Yanılsamalar

2010-10-09 13:00:00

içinde bir karış hırsa gebedir patlak zarında düşeş yanılsamalar zihnin bulanıkken hep sana kalan patlak zarında düşeş yanılsamalar terli günahın kirli nefesi yorgun gecenin pişman sabahı kör kara zevklerde doğar amansız patlak zarında düşeş yanılsamalar bir yelek yaptırmış gururdan dikim havası cakası sanki çok sikim aşkları sonları hep banttan çekim patlak zarında düşeş yanılsamalar 09-10-2010 02:40 Uğur Yaman istanbul Devamı

Dedeme Son Mektup

2010-09-28 01:27:00

Yaşarken sen, seni anlatmaya kelimeler yetmezken; çekip gittiğindeyse soranlara tek kelime edesim dahi yok. Gidişini hala kabullenemedim. Belki zamanın alıştırmakta zorlanacağı şeylerden biri gidişin. Belki yüzüne hiç söyleyemedim ama eğer duyuyorsan beni bir yerlerden ya da okuyabiliyorsan içimi, bilmeni isterim: Sen hep benim örnek aldığım adamdın! Yaşarken servetin gibi ölürken mirasın da dürüstlük oldu. Arkandan herkes ne kadar iyi bir “Adam” olduğunu söyledi durdu. Peki ya hangisi seni benim kadar yaşatmıştı içinde? Hangisi başkalarına daralttığı içinden biraz daha yer açabilmek için uğraşmıştı sana? Ben küçük bir çocukken iple çekerdim hafta sonlarını. Dedem beni gezmeye götürecek diye beklerdim sabırsız bir sabırla. Samatya’ya giderdik hep. Samatya sen’din benim için. O koca Samatya bana aldığın mısırdan ibaretti sanki. Sonrasında yedirdiğin kağıt helvalardı o sahil ve o çocuk sesleriyle kalabalıklaşmış mutlu günlerim. 50’li yaşlardaki insanların çok yaşlı sayıldığı dönemlerdi. Hep bir gün benden çok uzaklara gitmenden korkardım. Sahil boyunca yorsam da seni, dinlene dinlene yürümeye devam ederdin torunun üzülmesin diye. Hiç şikayet etmedin. Birçok kere korkuttun bizi. 10 sene diyaliz, 2 kalp krizi, 2 kere kesilen ayak parmağın ve çektiğin türlü işkenceler. Bir kere bile ah demedin bir eyvah dedirtmemek için. Hayatında bir kere bile herhangi birine kızdığın, kalbini kırdığın görülmemiş. Kimseden duyamadım buna dair bir şey. Ne gariptir ki senin canını yakanlar, hakkını yiyenler anlattı en çok nasıl dürüst bir adam olduğunu ve kimsenin kalbini dahi kırmadığını. Gidişine alışamadım. Küçükken seninle yatmayı severdim en ço... Devamı

Siz!

2010-07-29 06:35:00

    Siz! Kendi yarattığı düşmanlar tarafından ölen insanlar... Siz! Dost dediklerini arkadan vuranlar... Ve siz! Siz kim misiniz? Siz onu daha iyi bilirsiniz... 28.07.2010 20:33 Uğur Yaman Devamı

Ben Öyle İstedim Öyle Oldu

2010-07-14 02:15:00

  Zamanın dilime doladığı ve yine zamana meydana okuyan kelimelerim var benim. "Var" demek bile ne acı oysa. Geçmişe gömülmüşlüğün resmi adeta. Yaşanmış zamanları geniş zamanda sonsuzlaştırmak... Acıyla beslenen bir şairin melankolisidir, tükenmeyişine isyan edilen ama için için de hep acıdan beslenen...   Hislerimden kağıtlara kelimelerimle resmini çizmiştim. Yanlışları, üstü çizilen sözcükleri, silinip yeniden yazılan cümleleri olmadan. O anki hisleri yansıtan şeylerdi kelimelerim. Düzeltilmemiş her detayında heyecanı, coşkusu, hüznü saklı. Olmazları olduran bir mucizem olmadı belki. Çünkü birilerinin olmazları, benim çıkmazlarımdı. Vazgeçilmezim yapmakla kaybetmiştim seven olmanın değerli bir şey olduğu algısını. Çürüyen yanlarımda umutsuzluğu gördüm. Sonra çırpınarak tükendim. Yıllar önce yanlışlıkla ölmesine sebep olduğum civcivimi izlerkenki çaresizliğimdeki gibi o anları hatırladıkça zaman makinemin keşkelerinde büyüttüm işkencemi. Hiç zaman makinem olmadı. Civcivimi hiç geri getiremedim. Çocuk gözlerle büyüttüğüm dünyamda kayboluşum belki de hep bu çocuk saflığında sevmemdi hayatı. Onlar oyun oynadılar. Ben de oyuna hayır diyemeyen küçük, sevimli bir çocuktum.   Ben değiştim, onlar değişti, zaman değişti. İçimdeki çocuk büyümedi ama, mahalle maçlarına alınmamışçasına bir köşede hep buruşuk dudaklarla izledi maçları. Çünkü onlar oyuncu idi, bense oynamayı hiç beceremedim. Hep kendi kaleme attım gollerimi ve en sevdiğim filmlerde bile hep 2. sınıf karakter oyuncusu idim. Talihsiz adımlar çıkmazlarımda olmazları. Şimdi iyi bir haberim var: Beni... Devamı

2 Temmuz 2010

2010-07-02 23:44:00

  Bugün 2 Temmuz... 5. yılında yine dün gibi aklımda her şey. Zamanın silmesine izin vermediğim yegane hazinem şimdi bir sızıdır içimde. Verilmiş tüm sözler, söylediğin bütün yalanlar iç burkan bir detayı hayatımın. Ölene kadar başımın belası olduğunu söylediğin o günlerde bunu düşlememiştim. Hiçbir hayale ayrılığı katık etmemiştik. Şimdi hepsi bir isyandır sarhoş gecede. Yarım kalmış bir şarabın uktesi gibi eksik bir yanım. Her gece aynı rüyalara yüreğim dayanamadığı için hala sızana kadar uyumuyorum. Yatağa düştüğümde ise yokluğunu hala duyabilecek kadar özlemle taşıyorum. Sana uzaktan bile bakamıyor artık gözlerim. Mayıs'ın 20'sinde Kadıköy'de tesadüfen fark ettim. Gönlümün yatağına yatırdığım hatıralarımda hep sevgiyle bakan bir kadını hatırladım. Yokluğunun ertesi aksini görmeye dayanamadım. Bir arkadaşınla eğlenirken sen, fark edilmeden usulca kayboldum. Sahipsiz bir anahtar kadar düşlerime uzak ve sana yabancıydım. Sesinin yankısı kulaklarımda bugün. Gözlerimin ufkuna asılmış haliniyse hiç görmedin. Bursa'nın kalbimi titreten sabah olmayası gecesinde bebekler gibi uyuduğundaki yüzünü görüyorum. "Ben seni seyrediyorum, yalnız seni" sözleri ile KaraDuvar'ıma son cümlemi yazdığım gecede aklım. Seni uyurken izlemek, sen uyurken "Düş Tanrıçası" tenini koklamak ve seni öpmek artık yasak. Sensizliğe esirim şimdi. Zamanın geçmeyesice gününe bir daha asla dönemem biliyorum. 3 Mart 2007 artık sadece buruk bir anıdır içimde.  Bugün 2 Temmuz... Yaşanmış ne kadar güzel şey varsa hepsi benimle şimdi. Ne hüzünlü bir hikayedir insanın en sevdiği şeyleri ona acı verecek hale getirmek. Ayrılık diyorlar buna. Oysa "sensiz... Devamı

Ben Bu Gece Beni Düşünüyorum

2010-06-21 01:00:00

  Ben bu gece beni düşünüyorum... 21 Haziran'dı. Yıllar önce bugün doğuyordum ben... Bir bayram sabahı açtım dünyaya gözlerimi. 25 yılımda düşlediğim şeylerin hasretlerini yüklemekle geçirdim ömrümü. Boşa yordum kalbimi, boşa harcadım ümitlerimi; gelmedi, gelmeyecek. Hasreti, yaşanmış bir şeye duyulan özlem olarak öğrettiler. Ben hiç yaşamadım, ben hiç saçlarını okşatamadım bitimsiz mutluluklara. Basit görünen şeylerdi çıkmazlarım. Bir ailenin ilk göz ağrısı, bir babanın piç oğluydum. Sevdiğim kadınlarca aldatıldığım yerde kalbim, oralarda bıraktım. Kör gecelerin hıncında kaybettiğim yerde başlar telaşlarım... Bilmem ki söyle bana, nerelerde aklım... Ben bu gece beni düşünüyorum... Geçmişi bir şişeye koyup içtim bugün. Balık olup yüzdüm, sarhoş olup yandım bugün. Bu yıldırımlı, bu salya sümük ağlayan gecenin istanbul'u gibidir ahlarım, eyvahlarım. Beni hep geceler saklar bilirsin. Gün ışığında saklanmaz kan çanağı gözlerim; güneş tepede, ayna önümde dayanamam hüznüme. Acımı bir geceler kucaklar bilirsin. Bu yağmurlu gecenin çakan şimşekleri gibidir hıçkırıklarım. Karanlıktan korkan çocuklardan kaçıyorum. Onlar yağmurlu gecelerde şimşeklerden kaçarken, ben inadına hıçkırıklara boğuluyorum. Gecelerde yaşayıp, gecelerde ağlıyorum. Erkekler ağlamaz derler. Ağlamamak erkeklikse, fahişelerden beterim, kan çiçeği gibi yaşla büyür gözlerim... Ben bu gece beni düşünüyorum... Aklımın iplerini saldım yaşlı göklere. Beni yalnızca hüzün anlar bilirsin. Acıların mutsuzluk festivali verilir göklerde. Bir sigara yakarım, gökte şimşek çaktı sanılır. Hıçkıra hıçkıra... Devamı

Ben Bu Gece Seni Düşünüyorum

2010-06-18 14:11:00

  Ben bu gece seni düşünüyorum Uykusuz gecemin sebebidir nefes alışların. Daha önce yüzlerce şeye yorulmuş kalp atışlarımı bu gece yalnız sana yordum. Nefes alışlarımda bu gece bir senin adını sayıkladım. Bu gece bir seni özledim, bir seni bekledim. Çünkü bu gece bir sen gelmeyeceksin. Çünkü bu sarhoş gecede seni bir ben bekleyeceğim. Bu sarhoş gecede bir senin kelimelerini özleyeceğim. Ben bu gece seni düşünüyorum Çaresiz bir bekleyişin kimliksiz bunalımındayım şimdi. Benden uzakta bir rüyanın koynundayken sen, senden uzakta bir düşte seni bulamamanın sıkıntısındayım. Acınası eller dolanır acınası elime, acınası yüzler görülür düş küskünü aynamda. Beni yalnızca geceler saklar bilmezsin.  Ben bu gece seni düşünüyorum Niyesini bilmeden, nedenini sormadan... 18.06.2010 03:33 Uğur Yaman Devamı

Türk Silahlı Kuvvetleri Komutanlığına

2010-06-01 00:35:00

Türk Silahlı Kuvvetleri Komutanıma; Komutanım, Ben, tarihi onur savaşlarıyla dolu bir milletin torunuyum. Bugün geldiğimiz noktada Türklüğün ayaklar altına alınmış onuruna şahitlik etmekten utanç duyuyorum. Somali'de sermaye sahiplerinin gemilerini korumak için savaş gemisi gönderebilirken, uluslararası sularda katledilen yardım konvoyundaki insanlarımızı korumayı beceremiyoruz.  Yüce Türk milletinin asil evlatlarını katletmek bu kadar ayağa düşmüşken, bölücü faaliyetleri destekleyenlerin direk masum Türk insanlarını vahşice öldürmesi ve pervasızca bunu haklı olarak gösterme çabaları ayyuka çıkmışken, bu sessizliğimiz kanımı donduruyor. 2 askeri rehin alındı diye Gazze'yi yerle bir etme hakkını kendinde bulanlara, birçok masum insanımızı uluslararası sularda öldürmesine rağmen bir şey yapamıyoruz. Kınamak denen saçmalığı, çok şiddetli tepki diye bize yutturan bir gidişatı üzülerek izliyoruz. Hukukun, müttefikliğin, insanlığın ayağa düştüğü günümüzde Türk kanının da bu kadar ucuz görülmesi, tarihi kanla yazılmış onurlu bir milletin torunu olarak ağırıma gidiyor.  Komutanım,   Türk'ün onurunu, Türk'ün şanını, Türk'ün gücünü temsil eden Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bugünkü şartlarda sessiz kalması, ağırlığını koymaması, caydırıcı bir sebep olarak görülmemesi; içten ve dıştan düşmanlarca sarılmış olan ülkemizde her şeye rağmen gücüne inanan Türk vatandaşlarını derinden yaralamaktadır. Tıpkı 1915 olaylarında olduğu gibi en çok zarar gören, devletinin bu kadar güçsüzleşebileceğine inanmak istemeyen Türk halkıdır. Bu gid... Devamı

Türkiye'de Konuşmak...

2010-05-02 16:18:00

Herkes her şey hakkında hiçbir şey öğrenmeye çalışmıyor ama her şey hakkında öğrenemedikleri hiçbir şeye rağmen her şeyi konuşuyor.   2 mayıs 2010 15:05 Uğur Yaman Devamı