Bir Kadınla Bir Erkeğin Hikayesi

2013-09-19 00:17:00

ıslak papuçlar ve çamurlu eteğiyle bir avuç gözyaşını yanaklarında seviştirmişti yağmurla kadın. kimsenin fark edemeyeceği kadar hüzünlü, herkesin görebileceği kadar ıslaktı kadın aciz şarkıların makus talihi hep bir isyana gebeydi. bir adı isyan, bir adı özgürlüktü kadının. kalabalık yalnızlıklar içinde salatalıklı turşular severdi.  tadını da tuzunu da suyunu da satın alabildiği kadar mutluydu hayattan. üç yüz mumluk ampullerin karanlığında dibine kadar kendine boğulmuştu.  gelip ona sığınmıştı. kilukale müsebbip lakırdıların sahabiyetine ahkam kesen eneze çığlıkların viladetine kafa yormazdı hiç. en'cam'ı baştan aşağa sırasına dizili yollardan hep en kolayını seçerdi. seçtiklerinin arasından gittiğinin hep en zor olduğuna inanırdı. inandıkları arasında bulduklarının en güzellerine koşardı. koştukları arasında kaybettiklerine bakınca da hep en başa sarardı. sarardı da bir türlü bitiremezdi. parçalı bulutlu bir fırtınadan dönüyordu adam.  elleri kanlı, adımları hasarlı, izleri; helezonlar çizen bir kaçışmanın sızıntısı gibi yarınına yabancıydı. yağmurlu bir günde durdu zaman. saatler ayrılığa kurulmuştu şimdiki bir zamanda. mutluluğu yalnızlık kadar meftun yansımaların azametinde tünte acısı çeker gibi inliyordu akreple yelkovan. faili mechul şarkıların serseri kurşunları sağnak sağnak yağıyordu terkisinin üstüne. azığına 3 yudum nefes katılmış akşamlar bir sabahın cenazesine ağlıyordu. kimsesizler nazarlığında denize nazır bir mezar duruyordu zahir taş kalpli düğümlerin evhamında cenneti bulacaklardı ahir ne gününde güneş, ne gecesinde heves olan bir mezar bulmaktı kahır. bir kadın vardı gecede... bir de adam! kadında göz yoktu, adamda vicdan. kadı... Devamı

Gitmek...

2013-09-19 07:49:00

gitmek gitmektir bazen ve gitmek, nereden geldiğini bilmediğinde unutmaktır hazin hazin, gitmek, gelmektir bazen dünyayı dikine karşına alabildiğinde insan... ve gitmek, bir inme gibi veda etmesidir insanın bitimsiz sorularda... gitmek, sadece gitmektir bazen!  gitmek bir elvedadır ya da merhaba... gitmek, ağlamaktır hüznüne ya da terk ettiğin bir kararsızlığa kahkaha... gitmek, ne olmaktır umarsız ne bitmektir arsız gitmek, ne ölmektir çözümsüz, ne bilmektir güdümsüz... geldìğinde merhaba, bakmadığında arkana gitmek ölmektir gitmek ölümdür ve gittiğindeki gibi geri dönmek de zulümdür 15.09.2013 22:55 Uğur Yaman ... Devamı

Hoşlanılan Kıza Sarılarak Veda Etmek

2013-08-25 01:12:00

"(...) elvedaların en asilidir." hangi ayrılık vardır ki asil ve sessiz olsun... öyle bir terk ediştir bu duyguları. hani vardır ya bazı sevmeler: yalnızdır, kuytudur, karanlıktır! öylesi bir karanlıkta böylesi bir vedadır anlaşılmaz. sen terk ettiğinde sevdiğin sarsılmaz. kimseler bilmez ama sen bilirsin. kimseler sevmese de sen seversin! ve sevmek lanetindir artık senin. aç susuz gecelere katığındır. çaresiz nefes alışlara merhabadır umutsuz umarsız adımlardır. bir yanı hasrettir, bir yanı uçurumdur. sarıldığında her şey artarak çoğalacak ve çoğaldıkça daha fazla dillenecek sanılır oysa o sarılmak ki o sarılmak her şeyi o gece kavgasız gürültüsüz terk etmek içindir içtendir, ateşlidir, sevgi doludur asildir, saygındır, umut doludur. oysa içeride bir yerlerde ağlamaktır geçmişe ağlamaktır geleceğe ve kahretmektir. sevdiğini üzmemek içindir biraz da. sen üzülmüşsün neye yarar üzmemek içindir en çok da. saçtığın ışığın göz kamaştıran gölgesinde ufuklar, bir bir yalnızlığa soyunur tatlı dilli vedalar, aslında bir elcadanın koynundan gelmiştir ve bir bilinmeze gitmektedir. gece amansız ve anlaşılmazıdır. yollar uzun ve sesler bulanıktır. ciğerleri paramparça eden bir yangının ortasında, her şey yoksunluğa yoğrulmaktadır. kimseler bilmese de sen bilirsin kimseler anlamasa da sen anlarsın kimseler yapamasa da sen yaparsın sen güçlü sen kaybeden ve sen ulaşamayansın sen vefakar, sen vedakar ve sen adam'sın. bugün varsın, yarın yoksun! bugün varsın, yarın yoksun!   25.08.2013 01:08 Uğur Yaman... Devamı

Ben Bu Yazıyı Sana Yazdım - 17 Ağustos 2013

2013-08-18 02:29:00

bu ikinci depremi yüreğimin bir 17 ağustos'ta. yıllar önce bugün depremler koptu marmara'da. kan revan bir çaresizlikte ağladı kalbim. çaresizdim. ben bu yazıyı sana yazdım! bugün ikinci depremi yüreğimin başka bir 17 ağustos'ta. azametinin acziyetine düşmüş kalbim marmaranın kıyısında ve bir barda... yanımda sen, kalbimde sen, aklımda sen! kaybedenler kulübünün 2 adım ötesinde büyüyor çaresizliğim. gözlerin büyürken gözlerimde, kalp atışlarımın şarkısı bana adını fısıldıyor. içimdeki çocuk çıktı çıkacak. ellerinden tutup ellerini kalbimin üzerine koyacak! ben bu yazıyı sana yazdım! nasıl da değişti her şey birdebire. nasıl da girdin kalbime ansızın. unutulanlar dışında yeni bir şey yok diyordum kendi kendime. unutuldu sanılanlar unutulmamış, köreldi sanılanlar ansızın vurabilmek için beni bugüne bilenmiş. yitirmeleri yitirmek bugüne imiş. kaybetmeler, yalnızlıklar, yoksunluklar bugüne kadarmış. şikayet ettiğim çaresizliklere inat en güzel çaresizlik senin bana tüm tatlılığınla baktığın an'daymış. ben bu yazıyı sana yazdım! olmaz dediklerim olduğu, bitmez dediklerim bittiği için. hayranlıkla dinlediğin hikayeler bu sefer seninle başladığı için. ben bu yazıyı sana yazdım! konuşmak zordu gözlerinin görkemi altında. dudakların tüm yenilebilirliği ile dururken karşımda, nefes almak bile zor geliyordu. heyecanla titremekle, tutkuyla bağlanmak gelgitlerinde kelimeler; sana sunabileceğim kadar layık değillerdi. en güzel cümleler bile gelmek istemedi sana. korktu. dizlerinin bağı çözüldü karşında. söylenebilecek en süslü kelimeler sıradanlaştı, anlamsızlaştı. anlamlı tek sen vardın dünyada, bir de ben. zaman durdu sen gidinceye dek. etrafımızdaki ins... Devamı

Yalnızlık Ölçü Birimi

2013-07-11 08:37:00

şişe sayısıdır bazen masada dizilmiş, yerde devrilmiş, yatakta serilmiş bazen de küllüğe sığdırılabilmiş maksimum sigara izmaritidir. telefonu ele alıp arama yapmaya yeltendikten sonra vazgeçme sayısıdır ya da... bir kadehle sarhoş olabilmektir umulmadık zamanlarda bazen de olmayan sabahlarda devirdiğimiz şişe sayısıdır sarhoş olamamaya inat... aynı şarkıyı kaç kez dinlediğindir kimi zaman kimi zaman da rüya bitmesin diye kaç dakika ertelediğimizdir saati. kaç gün, kaç gece, kaç yıl üst üste aynı rüyaları görmemizdir bazı dönemlerde aldığımız ağrı kesici, uyku ilacı sayısıdır ya da. tuvalette oturakalıp kaç saat kendimizi bilmez halde bir düşe sarıldığımızdır bazen. banyoda suyun altında suyun sesiyle düşüncelerimizi bastırmaya ne kadar çalıştığımızdır bazı bazı. aç kaldığımız günlerdir onsuz uyuyamadığımız gecelerdir ciğerimizde sancıyan onsuz alamadığımız nefeslerdir. acıyla yoldaştır yalnızlık ölçü birimi. özel günleri onsuzluğa rağmen kaç yıl tek başına kutladığındır kaç şiir yazdığın, kaç tanesini yaktığındır. kaç tanesini postaya attığın, kaç tanesini bir şekilde yakalayıp ulaşamasın diye uğraştığındır. kaç gece ağladığındır yalnızlık ölçü birimi. ıslatarak kaç kelime dağıttığındır sayfalarda. kaç fotoğraf eskittiğindir dudaklarında kaç telefon kırdığındır duvarlarında kaç beste söylettiğindir şarkılarında kaç eşya sıktığındır avuçlarında... yalnızlığını paylaşmamaya kavli karar etmişlerin ölçü birimidir yalnızlık ölçü birimi. kaç kez tek başına bir bara içmeye gittiğindir kaç kadını daha sana yaklaşmadan uzaklaştırdığındır kaç kıvılcımı daha başlamadan bitirdiğindir yüreği... Devamı

Bizim Yanımızda Kadınlara Yer Yok

2013-05-28 08:25:00

bizim yanımızda kadınlara yer yok! sigarayı bırakırız bir kadın için her gece gözyaşı dökeriz gerekirse. kimseler bilmez kim olduğunu yalan söyleriz umarsız. bizim yanımızda kadınlara yer yok! ne ibneliğinden erkekliğin ne de acziyetinden azametin düştüğümüzde ortasına vahametin habercisidir kıyametin! bizim yanımızda kadınlara yer yok! içki masalarına meze sarhoş naralara hece değildir sevdamız içimize gam dolsa da bedduayla dillenmez şarkımız bizim yanımızda kadınlara yer yok! sevdiğimiz yerde başlar sevdiğimiz yere döneriz çiçeklerle kanar kadehlerle dolarız bizim yanımızda kadınlara yer yok! yarı yolda dönenlerden değiliz vardığımız yerde içenlerdeniz bulduklarımızla yetinip kaybettiklerimizin şerefine bir ah çekip geçenlerdeniz 27.05.2013 00:10 Uğur Yaman Devamı

Ben Bu Yazıyı Sana Yazdım

2013-05-19 22:47:00

hayattan çok beklentim olmadı benim. insanların mutluluk dediği şeylerin sadesini diledim en fazla. çatafatlı şeylerle gösteriş yapmadım hiç. ya da mutluluğu görkemli bir tablodan dilenme gayretine düşmedim. kaybedenler kulübünün bir üyesi oldum en fazla. sonlar istediğim gibi olmadığı içindir belki de. ben bu yazıyı sana yazdım. sen kimsin, ben kimim düşünmedim de. sen, sizsiniz aslında. beni de arıyorum biryerlerde. sabah yatağımda unuttum belki. ya da metrobüsün bir durağında. belki askerde aldatıldığımda; ya da sen arkadaşımla sevişirken yatak odamda yakaladığımda seni, salona film izlemeye gittiğimde. belki almanya'ya yolcu ederken seni ardından baktığımda, kim bilir belki kayseri uçağı kalkmak üzereyken uçağa yetişemediğimde. belki de buz kestiğinde kalbim sana açılamadığımda. umutlarımı yeşerttiğinde başka bir çift kolla evlenmeye gittiğinde de kaybolmuş olabilirim kim bilir... sen, sizsiniz işte! bense kendimi arıyorum hala. belki ardınızda kayboldum, belki bıraktığınız yerde vuruldum. en çok özlerken yakaladım kendimi. en çok demlenirken bir kuytuda rastladım kendime. siz yoktunuz. bense sizi düşünüyordum birer birer. kaybettiğim her şeyin bir adım gerisindeydim. ya da kazanamadığım bir savaşta mağlubiyette. kazanan olmadım bu sefer diyerek avuttum kendimi her defasında. siz başka kollarda, ben aynı yollarda yorulduk durduk işte. unutmayı beceremedim. ben zaten unutmak için de sevmedim! çiçekçinin olmadığı bir yerde sabah kahvaltına bir çiçek koyabileyim diye götü zor kurtardığım bir hırsızlık anında köpeklerden kaçmayı sevdim. sen uyurken seni izlemeyi ve sana bir şeyler karalamayı sevdim. seninle sevişmeyi sevdim. seni özlemeyi sevdim. sana kavuşmayı sevdim. seni kaybetmeyi değil belki ama belki dönersin diye... Devamı

Annenin Değerini Sıçarken Daha İyi Anlamak

2012-12-24 22:56:00

şu hasta halimle az evvel, yani şu son 45 dakikalık süreçte çok daha iyi anladığım şey. mideden rahatsızım son zamanlarda. bir de enfeksiyon da kapınca bunun dışında gelişen bir durum olarak baya bir mesai harcadım hastane işlerine. zira hastaneye ziyaretçi olarak bile gitmeye korkarım normalde. velhasıl ülser hastasına apranaks veren doktorlar da sağolsun bir hayli atladılar vücudumun hamısına mamısına. iğneye çevirdi başka doktor vs. derken şu son günleri oldukça sancılı geçiriyorum. hatta bu süreçte sinirlerim de bozulduğundan anneme de biraz asabi davranıyordum. ne de olsa nazım en çok ona geçiyor. kadını üzdüm de biraz. yine yatak döşek yatıp android uygulamalarda herkese tavsiye edeceğim "blood brothers"i oynarken son birkaç gündür sıçamadığım aklıma geldi unique boss bulduğum o eşsiz anda. tabi bunda bağırsaklarımdaki ağrının da etkisi olmadı değil. sikerim boss'unu, itemini, puanını deyip attım yorganı üstümden, arka fonda göz ucuyla behzat ç seyrettiğim bilgisayarımı da sıyırarak tuvalete koştum. koştum koştum da sanki pezevenk hemen düşecek kubura. bir güzel donu sıyırdım afedersiniz. o sırada dün akşam götümün sol yanağından yediğim iğnenin pamuk ve bandını da çıkarmadığımı fark ettim. o ne acıydı öyle. bacağı iptal etmişti meymenetsiz. zaten dün akşam iğne olmaya gittiğimde halsiz bitap halde, iğneyi vuran kız gülümsemişti bi. ben de götü beğendi sandım. eve gidince anladım ki bir önceki günün pamuklu bandını çıkarmayı unutmuşum önceki günden kalan. utandım kendi kendime ama bununla yaşamaya alışmıştım da. hastayım ne de olsa. hatta çıkarmadığım o bandın hikayesi bile canlandı aklımda. bir adam vurmuştu bana iğneyi. ibiş bildiğin sapladı ama bir şey diyemedim. bir iğneyi bir ya... Devamı

Ben Bu Gece Seni Düşünüyorum

2012-11-05 21:30:00

Ben bu gece seni düşünüyorum Bir ölmek var gecede Bir hüzün, gözü yaşlı Bir de sen, Beni kahreden. Gidişinin ertesi seni özlüyorum Bir ben var benden ziyade Sandık sandık sana biriktirdiğim hislerim meftun Yıllar geçse de o dinmeyen sızın ilk günkü tazeliğinde hep Kan revan sensizlikler içinde İnim inim inleyen yalnızlıklar büyütüyorum Ben bu gece seni düşünüyorum Bir adım "hasret", Bir adım "yalnızlık" bugün. Bir yanım yara Her hücremde sızı bugün. Kimselerin bilmediği bir şey var Adı "sen" bugün. Ben bu gece seni düşünüyorum Köpek sensizliğimde boğuluyor, Aşk yorgunu bezgin yüreğim. Sana susuyorum, Bilmezsin! Sana ölüyorum, Görmezsin! Ben her adını duyduğumda hala gözlerim doluyor... Yastığa her başımı koyduğumda, Gözlerimi her kapadığımda hala seni görüyorum! Unutmalar müebbet yasak "sen" yorgunu bünyemde Telefon her çaldığında Kapı her vurulduğunda Sesim her çağırıldığında ben hala sana koşuyorum. Ben bu gece seni düşünüyorum Kulağıma fısıldadığın sözler gibi şarkılar Bir yanı kan, bir yanı çiçek... Göğsüme yaslandığın dolunay geceleri gibi kalp atışlarım Bir yanı deprem, bir yanı yangın... İçimde isyan, dilimde feryat Aklımda sen Kalbimde sen Fikrimde sen Kalbimde aşkını bir görebilsen Gözlerimle kendini bir görebilsen Bir bilsen... Ben bu gece seni düşünüyorum... Ben bu gece seni düşünüyorum... 05.11.2012 21:24 Uğur Yaman  ... Devamı

Tek Gecelik Kadın Kokusu

2012-11-04 22:24:00

mc donald's'larda verilen tek sıkımlık soslara benzetirim ben tek gecelik kadınları da, kokularını da. tek gecelik sosların lezzeti o anlıktır. asla bir sonraki gün hatırlanmaz. hiç kimse birkaç ay önceki, hatta bir gün önceki tek sıkımlık sosların kıvamından, lezzetinden bahsetmez; hayatında sayılı kez tek sıkımlık sos kullanmışların dışında. tek gecelik kadınların da, sosların da hepsi birbirine benzer. tatları aynıdır, kokuları yabancıdır, yemekten önce yenilen ara sıcak gibidir. ne kadar güzel görünse de asla tam anlamıyla doyurmaz. hep bir şeyler eksik kalır. tek gecelik kadını soyup çıkardığınız tek gecelik seks, o akşamın tek sıkımlık sosudur. neden "tek gecelik kadın" değil de "tek gecelik kadın kokusu"..? işte inceliği de ordadır işin. koku dediğiniz şey bir süre sonra burnun hissedemediği bir şey haline gelir değişmedikçe. bir şeyin kokusunu uzun süre alırsanız o kokuyu aldığınızı bile fark edemez hale gelirsiniz. buna alışkanlık da diyebiliriz. alıştığı şeyi fark edemez insan çoğu zaman. tek gecelik kadınların kokusuna asla alışamazsınız. hepsi yabancıdır. hepsi birbirinin benzeri veya aynısıdır sizin için. teorik olarak farklı olsa da kokuları, o kokuyu algıladığınızda beyninizde uyarılan noktalar, düşüncelerinizi tesirine alan noktalar size hep aynı eksikliği hissettirir. 24 saat bile sürmez tek gecelik kadının kokusu. ne yalnızlığı bitirir ve sizi daha kalabalık biri yapar; ne de içine düşürdüğü daha büyük boşluğun farkında olmanızı sağlar. her seferinde bilmediğiniz köşelerden farklı umutlar taşıyarak koklamaya başlarsınız önce. sonra ilk koklayışınızın sebebini bile hatırlamazsınız sonrakilerde. içinde kaybolduğunuz boşluk sizi kaybetmiştir kendi içinizde. artık yalnızlığınızla yüzleşmemek için tek gecelik kadınlarla b... Devamı