Işık Koşaner'e Açık Mektup

2011-07-30 20:33:00

-----`ışık koşaner'in istifası üzerine açıklaması`-----

"şu anda 173'ü muvazzaf, 77'si emekli olmak üzere 250 general-amiral, subay, astsubay ve uzman jandarma çavuş, hürriyetlerinden yoksun olarak tutuklu bulunmaktadır. tutuklamaların evrensel hukuk kaidelerine, hakka, adalete ve vicdani değerlere uygun olarak yapıldığını kabul etmek, bir çok hukukçunun da ifade ettiği gibi, mümkün değildir. bu durum, bir çok defa yetkili makamlara iletilmesine, anlatılmasına ve takip edilmesine rağmen soruna yasal çerçevede bir çözüm bulunması mümkün olmamıştır. haklarında henüz hiçbir kesin yargı kararı olmamasına rağmen tutuklu bulunan 14 general-amiral ile 58 albay, hürriyetlerinin tahdit edilmesinin yanı sıra mevcut yasalarımız gereğince bu yıl yapılacak yüksek askeri şura'da değerlendirmeye girme hakkını kaybetmiş ve peşinen cezalandırılmıştır.

soruşturma ve uzun süreli tutuklamaların bir amacının da tsk'nın sürekli gündemde tutularak kamuoyunda bir suç teşkilatı olduğu izleniminin yatarılmaya çalışıldığı, bunu fırsat bilen yanlı medyanın da her türlü yalan haber, iftira ve suçlamalarla yüce ulusumuzu kendi silahlı kuvvetlerine karşı tavır almaya teşvik ettiği dikkatlerden kaçmamaktadır. bu durumun önlenememesi ve yetkili makamlar nezdinde yapılan girişimlerin dikkate alınmaması genelkurmay başkanı olarak personelimin hak ve hukukunu koruma sorumluluğumu yerine getirmeme engel olduğundan, işgal ettiğim bu yüce makamda göreve devam etme imkanını ortadan kaldırmıştır.

şartlar ne olursa olsun tsk'nın kahraman mensuplarının kutsal görevlerinde bundan önce olduğu gibi bundan sonra da üstün disiplin, cesaret ve fedakarlıkla başarıya ulaşacaklarına olan kesin inancımı bir kez daha güvenle ifade ederken, tsk'nın tüm mensuplarına sağlık ve esenlikler dilerim"

-----`ışık koşaner'in istifası üzerine açıklaması`-----


Komutanım;

Türkiye'nin bu karanlık döneminde bize kastetmiş dışardaki düşmanlar, içimizdeki hainler ve başımızdaki işbirlikçiler ile zor bir sürecin içindeyiz. Biz Türkiye'nin aydın gençleri olarak işbu süreci dikkatle izliyor ve neler olup bittiğini ayrıntıları ile takip ediyoruz.

Gelinen süreçte kuvvet komutanlarımızla birlikte istifalarınızı saygıyla karşılamakla birlikte, tedirginlikle olan biteni izlemekteyiz. Açıklamalarınızda da belirttiğiniz üzere bu hukuksuz, bu usulsüz, bu zorbaca sürdürülen dava süreçlerinde TSK'ye, ülkenin aydınlarına, bu ülkeyi bir yere taşıma potansiyeli olanlara, tam bağımsız bir türkiye arzusunda olan vatandaşlara giydirilen peşin hükmü, sivil darbe olarak tanımlamaktayız ve olanlarla bitenlerin sebep sonuç ilişkisinin bilincindeyiz.

Sivil darbecilerin arka bahçesi haline getirilen polis teşkilatının yeni kanunlarla ağır silah alma ve kullanma yetkisine sahip olması ile TSK'yı yıpratma, ayrı birimlere bölüm yetkilerini kısıtlama, bölünmüş silahlı kuvvetlerin işleyemez hale getirilme ve gelecekte hazırlanacak iç savaş sürecinde polis darbesi planlanıp dışlanmış ve bölünmüş silahlı kuvvetlere polis darbesinin yapılarak halkın topyekün sindirilmiş, ekonomisi bitmiş, psikolojisini tüketmiş halde olan bitene razı olmuş olarak bölünme projesine olur verdireceği planın farkındayız.

İstifalarınız her ne kadar dik duruşunuzun göstergesi olsa da ve tarafınızı demokratik olarak üst seviyede ifade etmenizin bir yolu olsa da; karşı karşıya geldiğiniz odaklar dikkate alınınca bazı çevrelerce güçsüzlüğün kabulünün ifadesi olarak da algılanabilir düşüncesi ile endişe de duymaktayız. TSK'yı sindirme ve ele geçirme planı çerçevesinde uzun süredir gergin olan ortamda bir süredir malum dava ile birçok komutanımızın yükselmesi ve rütbe alması engellenmiştir. Bu durum hala da devam etmektedir. Yükselmelerin uzun süre hukuksuz bir hukukla engellendiği dönemde birçok vatandaşımız TSK'ya sızdırılmış kişilerin, direnci düşük kişilerin bu yollarla önemli noktalara yükselene ve TSK'nın yapısı iyice bozulana kadar TSK'nın hedef olacağının düşüncesindedir. Bu istifalar bu sebeple her ne kadar dik duruşun göstergesi olsa da, bu sebeplerle sade vatandaşın nezninde endişelere sebep olmaktadır.

Tarihi destanlarla dolu bir milletin ve sizin bir evladınız olarak bunca hukuksuzluğa, usulsüzlüğe bu kadar pasif direniş göstermenizi genel olarak üzüntüyle karşılamaktayız. Uzun süredir bunca sahte bilgi belge üreten birimler kurmuşken belli odaklar, TSK'nın bu kadar asimetrik psikolojik savaş altında iken hala gerektiği kadar istihbaratını kullanamaması,; bırakın bu odakları ortaya çıkarmak, yapılan iftiraların dahi belgelerle ortaya konulmasında veya halka iletişimde eksik/yetersiz ifadesi durumunda bulunulması hususunda kaygı duymaktayız.

Komutanım, 1915'lerde yaşadıklarımızdan edindiğimiz tecrübelerle Türk halkı olarak bize en çok zarar veren şey, gücümüz olduğuna inanıp onu kullanmamak ve büyüyen tehlikelere karşı gerekli mücadeleyi en başında göstermemek olmuştur. Yürütülen bu topyekün sivil savaşta haklıyken mağdur duruma düşmek, geleceğimize kast edenlere karşı suçluymuş gibi taraf ilan edilmek, TSK'yı bu uzun süreçte hala pasif savunma noktasında görmek haklı olarak kaygı duymamızı sağlayan bir noktadır.

Tüm bu detayları, sonuçların nereye varacağını, bu hengamede istihbarat olarak gücünüzü nasıl kanalize edeceğinizi daha profesyonel anlamda kararlaştırdığınızı umarak sivil hayatlarınızda hepinize daha güzel bir Türkiye için yılmaz mücadelenizde devamlılık ve başarılar dilerim. Türk halkının asil ve aydın gençleri olarak her zaman tarihimizden aldığımız asil kanın, asil savunucuları ve yaşatıcıları olacağız.

Türk halkının asil bir evladı,
Uğur Yaman

30.07.2011
20:25

43
0
0
Yorum Yaz