Ben Bu Yazıyı Sana Yazdım

2013-05-19 22:47:00

hayattan çok beklentim olmadı benim. insanların mutluluk dediği şeylerin sadesini diledim en fazla. çatafatlı şeylerle gösteriş yapmadım hiç. ya da mutluluğu görkemli bir tablodan dilenme gayretine düşmedim. kaybedenler kulübünün bir üyesi oldum en fazla. sonlar istediğim gibi olmadığı içindir belki de.

ben bu yazıyı sana yazdım.

sen kimsin, ben kimim düşünmedim de. sen, sizsiniz aslında. beni de arıyorum biryerlerde. sabah yatağımda unuttum belki. ya da metrobüsün bir durağında. belki askerde aldatıldığımda; ya da sen arkadaşımla sevişirken yatak odamda yakaladığımda seni, salona film izlemeye gittiğimde. belki almanya'ya yolcu ederken seni ardından baktığımda, kim bilir belki kayseri uçağı kalkmak üzereyken uçağa yetişemediğimde. belki de buz kestiğinde kalbim sana açılamadığımda. umutlarımı yeşerttiğinde başka bir çift kolla evlenmeye gittiğinde de kaybolmuş olabilirim kim bilir...

sen, sizsiniz işte! bense kendimi arıyorum hala. belki ardınızda kayboldum, belki bıraktığınız yerde vuruldum. en çok özlerken yakaladım kendimi. en çok demlenirken bir kuytuda rastladım kendime. siz yoktunuz. bense sizi düşünüyordum birer birer. kaybettiğim her şeyin bir adım gerisindeydim. ya da kazanamadığım bir savaşta mağlubiyette. kazanan olmadım bu sefer diyerek avuttum kendimi her defasında. siz başka kollarda, ben aynı yollarda yorulduk durduk işte.

unutmayı beceremedim. ben zaten unutmak için de sevmedim! çiçekçinin olmadığı bir yerde sabah kahvaltına bir çiçek koyabileyim diye götü zor kurtardığım bir hırsızlık anında köpeklerden kaçmayı sevdim. sen uyurken seni izlemeyi ve sana bir şeyler karalamayı sevdim. seninle sevişmeyi sevdim. seni özlemeyi sevdim. sana kavuşmayı sevdim. seni kaybetmeyi değil belki ama belki dönersin diye umut etmeyi sevdim. yalanlarını sevdim istemesem de. her defasında kanmayı sevdim güzel bir şeylere merhaba deriz diye. ben seni sevdim. biz olmayı sevdim. biz kalamadık belki ama biz olabilme ihtimalini sevdim. pek söylemedim belki ama beni takip etmeni sevdim. fersah fersah uzakken bile bana, neler yapıyorum diye bir şekilde benden uzaktan haber almanı sevdim. sevdim işte. sebebi yok. seni sebepsiz yere sevmelerimi sevdim. neden sevdiğimi bilmemelerimi sevdim.

ve sevmek çok yordu beni bilmezsin. seni sevmeye dört nala koşan enerjime hayret ederken sen, bunun rahatlığıyla hoyratça kullanırken beni, yitirmeleri yitirmeyi o kadar çok isterdim ki. meftunu olduğum şeyleri bir dilencinin avuçlarına bırakıp da kaçabildiğim bir dünya değildi burası. belki ben beceremedim. bazen hata yaptım. bazen de hatalarını görmezden geldim. görmezden geldiklerim değil, göremediklerim üzdü en çok. gördüğümde anladım. her gördüğümde kaybettiğimin bilmem kaçıncı yılını kutluyordum. gözlerimi kör edişini sevdim her şeye rağmen.

ben seni severken hesap kitap yapmamayı sevdim. hesapsızca sevdim seni. muhasebeyi üniversitede geçtiğimde alacakla verecek hep eşit olur sandım. alacağım olan her yudum sevginin bir gün ödeneceğine inandım. yanılmışım. söyleyeceğim son sözleri en başında söylemeyi sevenlerdenim ben. ya gidişin zamansızdı, ya da sonlar anlamsız.

göğsüme dağılan sarı saçların, hüznüme sarılan kızıl saçların, adımlarıma takılan siyah saçların birer birer tutsak etmiş beni. bardağımda aynı viski, yanağımda aynı yağmur, dudağımda aynı sözler... bir varmış bir yokmuş. bir bakmışım sen varsın, bir kalkmışım sen yoksun. sen, siz...

ben bu yazıyı sana yazdım...

ben bu yazıyı size yazdım...

384
0
0
Yorum Yaz